28 Şubat 2011 Pazartesi

Papaloukas'ın " Since 1453 " Takıntısı


Geçtiğimiz hafta Sinan Erdem'de son saniyede ikili averajda da takımını öne geçiren üçlüğü attıktan sonra tribünlere yaptığı hareketlerle çok tepki çekmişti Papaloukas.Euroleague tarihinin en iyi oyuncularından biridir kendisi.Kariyerine ve oyunculuğuna saygı duyuyorum.Ama o yaptığı hareketler onun kalitesinde bir kişiye yakışmıyor.Son derece üstün olan basketbol zekasına hiç mi hiç yakışmıyor.Bu hareketlerle ilgili ülkesindeki bir radyoya açıklama yapmış Papaloukas;

Olympiacos taraftarına değil, Türk taraftarlara yapmıştım onu çünkü içlerinden bazılarının davranışı gerçekten çileden çıkartıcıydı.  Milliyetçi birisi değilim, ya da öyle biriymiş gibi davranmayı istemiyorum fakat içlerinden bazılarının “1453’ten beri İstanbul” yazan t-shirtler giyiyor olması, insanda kötü bir izlenim uyandırıyor. Belki de tepkimi o şekilde göstermemem gerekirdi, fakat bu yapılandan cidden hoşlanmamıştım ve tepkim de, maçta sarfettiğimiz fiziksel gayretin de doğurduğu bir gerilimden ötürüydü. Ve sadece o t-shirtleri sallayanlara doğu hareket çektim ve o dakikadan sonra bize küfretmeye başladılar. Kesinlikle gergin bir atmosferdi.."




Nasıl bir cesarettir ki soyunma odasına giderken bile tribünlerdeki insanları alkışlayarak dalgaya almaya çalışıyor.Allah'tan da milliyetçi değilmiş,kim bilir milliyetçi olsa neler yapacakmış Papaloukas.Bir sıkıntınız var ki böyle davranıyorsunuz.Yarası olan gocunur arkadaş..

27 Şubat 2011 Pazar

Şampiyonluk Yolunda Bir Engel Daha Aşıldı : 2 - 0


Fenerbahçe kazanmaya devam ediyor..Ligin ikinci devresinde 6'da 6 yapılan bir seri var,ilk devrenin son maçını da katarsak araya 7 maç üst üste kazanmış bir Aykut Kocaman Fenerbahçe'si var..Bu performans,bu hırs ve istek Fenerbahçe taraftarlarını umutlandırıyor,yüzlerini güldürüyor.

Maça senin başından beri baskılı başladığımız gibi başlayacağımızı düşünüyordum.Nitekim de öyle oldu,ilk 2 dakikada çizgiden çıkan 2 top yine maçın çok hızlı geçeceğini düşündürdü bana.Maç hızlı geçti,ama pozison bulmakta zorlandık.Yavaş yavaş sağdan soldan aldığımız faullerle golü bulacağımızı hissettirmeye başladı Fenerbahçe o soğukta oraya gelen 45 bin kişiye.Ve 32.dakika geldiğinde Alexandro de Souza klasik,bir o kadar da şahane olan gollerinden birini attı ve durumu 1-0 yaptı.Kalan dakikalarda Yobo'nun gereksiz elle müdahalesi sonrası penaltı geldi,Varela attı,Volkan çıkarttı.Ve ilk yarı 1-0 sona erdi.


2.devreye pek de hızlı başlamadık,aslında bu hız Alex'in golünden sonra kesilmeye başlamıştı.Rölanti bir oyun vardı sahada.Mehmet,Niang ve Dia üçlüsüyle Dia golü buldu ve skoru 2-0 yaptı.Kalan dakikalarda çok da net diyebileceğimiz bir pozisyon olmadı ve Fenerbahçe maçı 2-0 kazandı.


Dün akşam Kasımpaşa karşısında çok da ahım şahım bir futbol oynamadık,çok fazla kasmadan,yorulmadan çok önemli bir  3 puanı hanemize yazdık.Başta dediğimiz gibi üst üste 7.maçımızı kazandık.Oynadığımız son 11 maçında 10'unu kazandık.


Son olarak taraftar için ; Bu büyük taraftara,şampiyonluk yakışır.

26 Şubat 2011 Cumartesi

2011 Final Topu


UEFA'nın bu sene Londra - Wembley Stadı'nda ki Final'de kullanacağı top.Son derece şık ve hoş olmuş.Bence bugüne kadar Final'lerde kullanılan en iyi toplardan biri.


25 Şubat 2011 Cuma

Haftasonu Futbol Programı



26 Şubat Cumartesi
14:00 Diyarbakırspor-Boluspor @ TRT 1
14:00 Ankaragücü-Gençlerbirliği @ Digi
16:00 İstanbul BŞB-Galatasaray @ Lig TV
16:30 Schalke 04-Nürnberg @ TRT HD
17:00 Wigan A.-Man. United @ Spormax
17:00 Gaziantepspor-Eskişehirspor @ Digi
19:00 A. Madrid-Sevilla @ NTV Spor
19:00 Fenerbahçe-Kasımpaşa @ Lig TV

19:30 Bayern Münih-B.Dortmund @ TRT HD
21:00 Mallorca-Barcelona @ NTV Spor
21:45 Juventus-Bologna @ TV8 & Spormax
22:00 Bordeaux-Auxerre @ Kanal A
23:00 Deportivo La Coruna-Real Madrid @ NTV Spor

27 Şubat Pazar

13:30 Tavşanlı Linyitspor-Adanaspor @ TRT 1
14:00 Karabükspor-Konyaspor @ Digi
15:30 West Ham United-Liverpool @ Spormax
15:30 PSV Eindhoven-Ajax @ Beyaz TV
16:00 Cagliari-Lazio @ TV8
16:30 Frankfurt-Stuttgart @ TRT HD
17:00 Man. City-Fulham @ Spormax
17:00 Sivasspor-Manisaspor @ Digi
18:00 Arsenal-Birmingham City @ NTV Spor
18:00 Paris Saint Germain-Toulouse @ Kanal A
19:00 Trabzonspor-Kayserispor @ Lig TV
19:00 Denizlispor-Mersin İdman Yurdu @ TRT 1
19:30 W.Bremen-Leverkusen @ TRT HD
21:45 Sampdoria-Inter @ Spormax&TV8
22:00 Lille-O.Lyon @ Kanal A
22:00 A.Bilbao-Valencia @ NTV Spor

Planın Nasıl Yürütüldüğüne Kısa Bir Bakış

Tarih : 1986 Fotoğrafın en sağındaki isim : Şimdiki TBF Başkanı Turgay Demirel

Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel,Galatasaray Lisesi mezunu ve eski Galatasaray Basketbolcusu.Yukarıdaki fotoğraf da 1986 yılında Fenerbahçe'yi yendikten sonraki kutlamaları.

Bilindiği üzere bugün oynanan Bayanlar Euroleague Çeyrek Final 2.maçında Fenerbahçe Spartak Moskova'ya 74-56 kaybederek Avrupa'ya veda etti.Bu vedanın elbette bir sürü sebebi var,fakat en büyük etken takımın en önemli iki oyuncusundan birinin doping iftirasına kurban gitmesi diğerinin de o korkuyla takımdan ayrılması.Maç değerlendirmesi falan yapmayacağım.Direk Taurasi'nin doping konusu ile ilgili oynanılan senaryonun nasıl işlediğini kısa bir şekilde anlatayım dedim.

Aralık 2010'ta Taurasi için tedbir kararı çıkartılıyor ve 1 ay sonra 3 Ocak'ta B numunesinin de pozitif olduğu söyleniyor.Fakat bir türlü ceza süresinin ne kadar olacağı belirlen(e)miyor.Kulüp buradan sonra daha ortada sadece tedbir kararı varken oyuncuyla karşılıklı olarak sözleşmesini feshediyor.Ve haftalarca verilecek olan cezayı her iki tarafta beklemeye başlıyor.Ve bomba burada patlıyor.Doping Merkezi transfer döneminin bitmesine 1-2 gün kala tedbir kararını çekiyor ve Fenerbahçe'ye - Diana Taurasi'ye "pardon" deniliyor.Tedbir kararını alan kişi " Eski Galatasaray Basketbolcusu şimdi TBF Başkanı olan Turgay Demirel." Federasyondakiler Doping Merkezi'ne güvenseydiler cezayı anında verirdiler ama güven olmadığı için verilmiyor.Diana savunmasını yapıyor,ABD'ye dönüyor,aradan haftalar geçiyor ve dediğimiz gibi transfer döneminin bitişine yakın tedbir kararı kaldırılıyor.Bunun tek bir amacı var ; olası bir tazminat davasında federasyon " biz herhangi bir ceza vermedik sadece tedbir kararı aldık " diyerek kendini savunacak.Doping Merkezi'de " bizim verdiğimiz raporla hiçbir oyuncu ceza almadı " diyerek kendini savunacak.Baştan beri planlanan senaryo buydu.Ve bu oyunun sonunda Penny ve Diana bir daha Fenerbahçe'ye geri dönmemek üzere buradan gideceklerdi.

Ama işler planladıkları gibi gitmedi.Onlarda " amaan alt üstü bir bayan basketbol olayı " diyerek konunun üstünün kapatılacağını,konunun hasır altı edileceğini sandılar.Ama Diana ve Fenerbahçe bu pis senaryoyu darmadağın etti.Diana Fenerbahçelilerin en kısa sürede sevgilisi oldu,adeta ona tapıldı.Geri dönmesi için hala çağrılar yapılıyor.Fenerbahçe'nin de geri dönmesi için yürüttüğü bir kaç plan var.Bu konu için şimdi federasyonun kararı bekleniliyor.Artık senaryo bozulduğuna göre herşey düzelecektir.En azından ben böyle olacağını umuyorum.İzleyip görelim..

Fenerbahçe Ülker : 65 - 80 : Olympiakos ( Eldeki Maçı Vermek )


Aslında yazacak pek fazla birşey yok.Liderlik ve turu eline geçirmişken her ikisinide 14 dakika içinde yitirmek çok acı bir durum.Sen çık Olympiakos gibi bir takıma maçın bitmesine 15 dakika kala 12 sayı fark at.Sonraki 14 dakika da tam 45 sayı ye ve liderliği kaybet,turu zora sok.İnanılır gibi değil hakikaten.

Zorlama şutlar,gereksiz top kayıpları,yanlış tercihler,taktiksel hatalar,sakatlıklar,yorgunluk derken maçı göz göre verdik malesef.İşin kötüsü son saniyede Papaloukas'ın attığı üçlük ile olası bir eşitlikte ikili averajı da kaybettik.

Seyirci olarak rekor kırmışız dün akşam.Barcelona maçındaki rekoru 15.870 kişi ile geçmişiz.Dün bu 15.870 kişi ve televizyonun başındaki milyonlar bu maç için kahrolmuşlardır eminim.Ama enseyi de çok fazla karartmamak lazım.Haftaya Valencia'dan mutlak galibiyetle dönmek şart.Yoksa bütün sezon verilen bu emek ve destekler boşa çıkıp Avrupa'ya veda edeceğiz.Kazanırsak yola devam,kaybedersek artık tamam diyeceğiz.

Ne olursa olsun dün maç sonunda dediğimiz gibi : Yenilsen de Yensen de Taraftarın Hep Seninle

23 Şubat 2011 Çarşamba

Örnek Bir Başarı



Sport+Markt adlı ajansın Football Merchandising adlı raporuna göre Fenerbahçe, lisanslı ürünlerin satış ve pazarlamasında Avrupa'nın ilk 10 kulübü arasında yer alıyor.


Geçtiğimiz sezon Avrupa kulüpleri, lisanslı ürün satışından toplamda 2.1 milyar Euroluk gelir elde etmiş ve ilk 10 sırada yer alan kulüpler ise pazarın 1.2 milyar Euroluk kısmına sahip durumda. Real Madrid ve Barcelona'nın ilk sırayı paylaştığı listede Fenerbahçe 10. sırada yer alıyor. Liste şu şekilde:

1. Real Madrid
2. Barcelona
3. Liverpool
4. Bayern Münih
5. Marsilya
6. Manchester United
7. Milan
8. Inter
9. Lyon
10. Fenerbahçe

La Liga 190.1 milyon Euroluk lisanslı ürün satışıyla ilk sırada yer alırken, Premier Lig (167.5 milyon Euro), Bundesliga (129.7 milyon Euro), Serie A (76.9 milyon Euro) ve Ligue 1 (66.6 milyon Euro) onu takip ediyor.

Haftaiçi Futbol Programı


23 Şubat Çarşamba 
19:00 Porto-Sevilla @ Star TV
19:30 Bologna-Roma @ Spormax
21:45 Inter-Bayern Munih @ Star TV
21:45 Marseille-Manchester United @ Euro Futbol
21:45 Arsenal-Stoke City @ PL TV


24 Şubat Perşembe
20:00 Liverpool-Sparta Prag @ Star TV
20:00 PSV-Lille @ Euro Futbol
20:00 Sporting-Rangers @ HD4 Men
22:05 Dinamo Kiev-Beşiktaş @ Star TV
22:05 Villareal-Napoli @ Euro Futbol
22:05 Manchester City-Aris @ HD4 Men
22:05 Stuttgart-Benfica @ Euro Futbol

22 Şubat 2011 Salı

Beşiktaş : 2 - 4 : Fenerbahçe


Biraz geç oldu diyeceğim ama biraz değil bayağı bir geç oldu aslında bu yazının gelmesi.Maçın değerlendirmesine geçelim artık ; 

İkinci yarıya 4'te 4 ile başlamıştı Fenerbahçe.Deplasmanda Beşiktaş'ın da mağlup edilmesiyle bu seri 5'te 5'e çıktı.Aslında genele bakıldığında bu tip maçlarda ev sahibi ekip maça çok istekli ve baskılı başlar.Ama bu maç tam tersi oldu.Fenerbahçe ilk 30 dakikada inanılmaz bir tempo ile oynadı.Sanki ligin 5.haftasında Kadıköy'de oynanan maçın aynısını izliyorduk.Bir çok pozisyon yakaladılar fakat atılan gol dışında diğerlerini değerlendiremediler.Maç daha ilk yarım saatte kopabilirdi.

Maçtan önce beklediğimiz gibi Fenerbahçe sol kanattan akın akın geldi.Özellikle Dia Ekrem Dağı resmen sildi o kanatta.Andre Santos ve Niang ile uyumlu çalışması ekran başında maçı izleyen tüm Fenerbahçelileri mest etti diyebiliriz.Maç yarım saate kadar böyleydi fakat oradan sonra Fenerbahçe tamamen kesildi.İlk yarının son 15 dakikasında Beşiktaş oyunu Fenerbahçe'nin yarı alanına yıktı.Ve nitekim de bu baskıyla gol geldi ilk yarı 1-1 eşitlikle bitti.

Maçın dönüm noktalarından biri ikinci yarıda Almeida'nın kaçırdığı net pozisyondu.Fenerbahçe bu kurtarışla kendine geldi ve hemen arkasından Ferrrari ile gelen penaltıyla ayağa kalktı.Ve Alex sahneye çıktı.Penaltıyı attı durumu eşitledi.Kalan 25 dakikada tek kale bir oyun izledik.Alex ilk önce Emre'nin güzel ortasına kafayı vurarak topu adrese yolladı.Daha sonrasında ise Dia'nın süper hareketlerle gelerek araya attığı pası Alex alıp Rüştü'yü de geçip skoru belirleyen golü attı.

Ligin ilk maçındada aynı bu şekilde oynayıp istediğini alamayan Fenerbahçe bu sefer 4 golle 3 puanı hanesine yazdırdı.Teşekkürler Fenerbahçe,Teşekkürler Alex de Souza...

20 Şubat 2011 Pazar

Derbi Öncesi Fenerbahçe Değerlendirmesi

Spor Toto Süper Lig'in 22.haftasında FiYapı İnönü'de dev kapışma : Beşiktaş - Fenerbahçe


Ligin ilk yarısında 5.haftada Kadıköy'de oynanan maçta Fenerbahçe golü çok erken bulmuş ve rakibini büyük baskı altına almıştı.İssiar Dia ve Mamadou Niang ile çok sayıda pozisyon yakalamış fakat golle sonuçlandıramamıştı.Fenerbahçe bir tarihi farktan daha oldu diyebiliriz o maç için.Ancak yüksek temponun ikinci yarıdan sonra getirdiği büyük yorgunluk ve sonrasında gelen penaltı golü ile maç 1-1 tamamlanmıştı.Fenerbahçe adına bu maçın kilit noktası sakin ve temkinli oynamak.Takım BJK'nin hücum oyuncularının akınlarını durdurabilecek savunma oyuncularına sahip.BJK hücumlarının savuşturulması sonrası kanatları kullanarak - özellikle Dia ve Niang - hızlı hücumlarla etkili olabilir Fenerbahçe.

Orta saha hakimiyeti ele geçirilmeli


Son 3 haftadır formunun zirvesinde olan,muazzam bir performans gösteren bir Mehmet Topuz ile karşı karşıyayız.Orta sahayı toparlayıp takımın direncini yükselten bir oyuncu konumuna geldi Mehmet.Geçtiğimiz hafta Emre'nin yokluğunu da hissettirmedi.Haberlerden gördüğümüz üzere bugün Ernst oynamayacakmış.Büyük bir ihtimalle Fernandes ve Aurelio oynayacak.İkisi de Ernst kadar verimli oynayan oyuncular değil.Bu ikiliye karşı Mehmet ve Emre ikilisine çok büyük iş düşüyor.Günlerinde olurlarsa orta saha hakimiyeti Fenerbahçe'nin eline geçer.

Kanatların kullanılması çok önemli

BJK'de sol bekte İsmail çok yetersiz kalabilir.Sağ kanatta Gökhan ve Mehmet ile hücuma çıkacak olan Fenerbahçe İsmail üzerinden sayısız tehlike yaratabilir.Aynı durum sağ kanat için de geçerli.Fenerbahçe'nin solunda Dia - Santos ikilisinin oynayacağı şüphesiz.Beşiktaş'ın sağında oynayan Hilbert bu ikiliye karşı çok etkisiz kalacaktır.O yüzden Dia ve Santos'ta sol kanattan yapacağı hücumlarla tehlike yaratabilirler.Ortada oynayan Profesör Alex'in hem sağ hem sola dağıtacağı paslarla Fenerbahçe ofansif anlamda çok aktif oynayacak diyebiliriz.Not olarak:Bu akşam Stoch'un da kullanılması çok önemli.Artık onunda takımda aktif bir rol üstlenmesi şart.Bakalım Aykut Kocaman'ın tercihi ne olacak.

Son olarak Emre ve Lugano'nun sinirlerine hakim olması gerekli diye düşünüyorum.Çünkü BJK'nin teknik kapasitesi olan oyuncuları bu tip oyuncuların üzerinden oynayarak onlara kart aldırma çabası içinde olabilirler.Bir sarı kart geldi mi gerisi çok tehlikeli bir hal alır.Malum tansiyonu yüksek bir maç olacak.Hayırlısı bakalım...

19 Şubat 2011 Cumartesi

Haftasonu Futbol Programı


19 Şubat Cumartesi
14:00 Kasımpaşa-Ankaragücü @ Digi

14:00 Bolu-Samsun @ TRT 1
16:00 Bursa-Gaziantep @ Lig TV
16:30 B.Dortmund-St Pauli @ TRT 3
17:00 Gençlerbirliği-Karabük @ Digi
19:00 Galatasaray-Buca @ Lig TV
19:00 Bologna-Palermo @ Spormax
19:30 Mainz-Bayern Munih @ TRT 3
21:00 Real Madrid-Levante @ NTV Spor
21:45 İnter-Cagliari @ TV8 & Spormax
22:00 Lorient-Bordeaux @ Kanal A
23:00 Zaragoza-A.Madrid@ NTV Spor


20 Şubat Pazar
13:30 Mersin İY-Karşıyaka @ TRT 1
13:30 Kartal-Diyarbakır @ TRT 1
13:30 Juventus-Lecce @ TV8
14:00 West Ham-Wolves @ PL TV
14:00 Kayseri-Antalya @ Digi
16:00 Chievo--Milan @ TV8 & Spormax
16:00 Man. City-Notts County @ NTV Spor
16:30 Leverkusen-Stuttgart @ TRT 3
17:00 Konya-İstanbul BŞB @ Digi Kanal
18:00 Montpellier-Lille @ Kanal A
18:30 M.Gladbach-Schalke 04 @ TRT 3
19:00 Altay-Denizli @ TRT 1
19:00 Beşiktaş-Fenerbahçe @ Lig TV

21:45 Napoli-Catania @ TV8 & Spormax
22:00 Barcelona-A.Bilbao @ NTV Spor
22:00 Toulouse-Rennes @ Kanal A

17 Şubat 2011 Perşembe

Türkiye Doping Kontrol Merkezi'nin Açıklaması



Dün bilindiği gibi Taurasi ile ilgili tüm gerçekler ortaya çıktı.Önce Semih Özsoy bir televizyon kanalına bağlanıp konu ile ilgili ilk açıklamaları yaptı.Daha sonra Aziz Yıldırım'ın gazetecilere söylediği sözler,Şekip Mosturoğlu'nun basın toplantısı düzenleme haberi gündeme düştü.Bugün de TBF Başkanı Turgay Demirel,ABD'ye giderken havaalanında konuyla ilgili bir açıklama yaptı ve "Çok üzücü" dedi.

Tüm bu açıklamaların ardından bugün de Türkiye Doping Kontrol Merkezi'nden konuyla ilgili bir açıklama geldi.Açıklama da şöyle deniliyor ; 


"Diana Taurasi’ye ait Basketbol Federasyonu’ndan gelen savunma dosyası dikkate alınarak yapılan ileri incelemeler sonucunda WADA teknik dokümanı ile modafinil metaboliti bulunan pozitif numune sonuçları arasında bir uyumsuzluk saptanmıştır. Türkiye Doping Kontrol Merkezi’nin amacı, dopingle mücadeleye katkıda bulunmak kadar aynı zamanda sporcu haklarını da korumaktır. Bu sebeple Diana Taurasi’ye ait analiz sertifikasını geri çekmenin yanında aynı durumun söz konusu olduğu başka 3 sporcuya ait analiz sertifikası da geri çekilmiştir.

Merkezimiz gereken sorumluluğu yüklenerek negatif olarak hazırlanan yeni analiz sertifikalarını basketbol ve futbol federasyonlarına göndermiştir. Konu ile ilgili olarak WADA ile temaslar devam etmektedir."

Böyle bir skandaldan sonra nasıl oluyor da "sporcu haklarını korumaktan" bahsediyorlar anlamak mümkün değil..

Arsenal - Barcelona : Ezber Bozuldu


Futbol prensipleri hızlı ve çabuk oynamaya dayalı olan iki devin kapışmasını izledik dün gece.Hop oturup hop kalktık.Ezberin bozulduğunu gördük.Arsenal ilk 15 dakika taraftarının desteğini arkasına alarak fırtına gibi esse de o 15 dakikadan sonra Barcelona sazı eline alarak Topçular'ı yoklamaya başladı.1 olmadı,2 olmadı ama en sonunda 3. sünde Messi'nin şahane ara pası sonrası Villa ile hedefi buldu.Ve ilk yarıyı önde kapadı.

İkinci yarıda oyun biraz dengelenmeye başladı,o fırtına dindi.Maçın kırılma anı ise Pep Guardiola'nın Villa-Keita değişikliğini yapıp skoru koruma isteğiydi.Ama bu Arsene Wenger gibi bir üstada karşı yapılacak bir iş değildi.Bu değişiklik sonrası Wenger hemen Walcott ve Song'u kenarı alıp Rus Arshavin ve Danimarkalı genç Bendtner'i sahaya sürdü.Bu değişiklikte ibreyi büyük bir oranda Arsenal'e çevirdi.Müthiş bir baskı gelmeye başladı.Derken bitime 12 dakika kala Van Persie'nin sıfırdan golü ile Emirates tribünleri adeta yıkıldı.Bu baskı sürerken gelen 2. gol ayakta alkışlanacak bir goldü.Fabregas'ın sağ kanada Nasri'ye attığı derinlemesine pas ve Nasri'nin içeri çıkardığı topa klas ötesi bir vuruş yapan Arshavin.Bu golle aynı benim gibi Arsenal sempatizanları çıldırmıştır sanırım.Maç böyle bitti,keşke hiç bitmese dediğimiz ender maçlardan biriydi.Her iki takıma da teşekkür etmek lazım gelir.Dikkat çekmek istediğim bir nokta daha var,koskoca 90 dakikada maç bir kere bile durmadı.Bu da kalitenin ne kadar ileride olduğunu gösteriyor sanırım.

8 Mart'ta Camp Nou'da oynanacak olan maç bambaşka geçecektir.Maçın ilk yarım saatinin müthiş bir Barcelona fırtınası ile geçecek olduğu gün gibi ortada.Arsenal'in hücumcu futbol özelliği aslında Barcelona'nın ekmeğine yağ sürecek.Çünkü ileri çıkışlarda arkada çok boşluklar veriyorlar.Ne olacağı bilinmez,boşuna dememişler:Top yuvarlak,maç 90 dakika.

Son olarak İlker Yasin ve Hikmet Karaman'a değinelim.Maçı resmen katlettiler.Böyle bir maça nasıl bu ikisini görevlendirmişler anlamak mümkün değil.İlker Yasin ilk yarı boyunca otobüsten bahsetti.Walcott oldu Volkot,Fabregas oldu Fapregas.Hikmet Karaman için ise söylenecek pek fazla birşey yok.Arsenal'in gollerine kadar o kısıtlı futbol bilgisiyle Arsene Wenger'i eleştirdi durdu,goller gelince ağzını açamadı.Keşke oraya çıkmasaydı da insanlar futbol bilgisinin ne kadar kısıtlı olduğunu anlamamış olsalardı.

16 Şubat 2011 Çarşamba

Tarihi Skandal



"TBF, daha önce doping yaptığı açıklanan Diana Taurasi'nin oynaması için koyulan tedbir kararı kaldırıldı. Fenerbahçeli basketbolcunun doping testleri geri çekilirken, sarı-lacivertli kulüp olayı 'rezalet' olarak duyurdu."

Bugün öğle saatlerinde gündeme bomba gibi düştü bu haber..Sadece Türkiye'de değil;Avrupa ve Amerika'da bile bomba etkisi yaratan bir haber oldu.Bu haberi açıklayan tek kelime "skandal" olsa gerek.

NTV Spor'da 14/16 programına katılan Semih Özsoy "Bu olayın hesabını kim verecek?" derken,Aziz Yıldırım ise gazetecilere : "'Oyuncumuz haklıydı. Bu işin peşini bırakmadık. Elimizde belgeler var. Konuyu Basketbol Federasyonu ile de paylaştık. Onlar da cezayı kaldıracaklarını söylediler. Durumu tam bir rezalet olarak tanımladılar. Bu durum Hacettepe’nin bundan sonra karar verme durumunu zora sokacak. Doping ünitesi kapanabilir. Muhtemel bir Avrupa şampiyonluğumuz güme gitti. Bu konuyla ilgili elimizdeki kesin belgeleri federasyona sunacağız." dedi.

Konuyu baştan beri takip ettiklerini söyleyen diğer bir yönetici Şekip Mosturoğlu da : "Bu hata öyle özürle ya da ’pardon’ diyerek geçiştirilecek bir olay değil. Şu anda Zalgiris Kaunas maçı için Litvanya’dayız. İstanbul’a döndüğümüzde, Cuma günü konuyla ilgili geniş bir basın açıklaması yapacağız." dedi.

Bu açıklamalardan sonra tüm Türkiye Fenerbahçe'nin cuma günü düzenlemeyi planladığı basın toplantısına çevirdi gözlerini.Toplantının bir hayli sert geçeceği gün gibi ortada.Bakalım nasıl bir fırtına kopacak..

Arsenal - Barcelona Maç Öncesi



Geçtiğimiz sezon Emirates’teki ilk 20 dakikayı unutmak mümkün mü? Barcelona, Arsenal’i resmen sahadan silmiş, sayısız gol pozisyonuna girmişti. Üstelik kuralar çekildiğinde beklentiler çok yüksekti. Avrupa futbolunun iki parlak yüzü, proaktif ve akışkan futbolun en iyi iki temsilcisinin maçında yüksek rekabet düzeyiyle birlikte iyi futbol bekleniyordu. Benzerlikleri çoktu. Her iki kulüp de altyapılarından güç alıyor, genç yaştan itibaren birlikte oynayan futbolcuların kurduğu güçlü etkileşimle yenilmez olmanın peşinde koşuyordu. Barcelona bugünün ezici gücüydü, vaktiyle Arsenal’in de futbola hükmettiği zamanlar olmuştu. Ama o gün, bu özel maçın ilk 20 dakikasında olanlar yolları aynı olan Barcelona’yla Arsenal arasındaki güç farkını sıradışı çarpıcılıkta ortaya koymuştu. Evet, Barcelona takımı Arsenal’e göre topa çok daha iyi hükmedebiliyordu, ama bu, maçın ilk çeyrek saati geçildiğinde Barcelona’nın %78’lik topa sahip olma yüzdesi elde etmiş olmasını açıklamaya yetmiyordu.

Açıklamasını kısa zaman sonra İngiliz gazeteci-yazar Jonathan Wilson yaptı. Hem çıplak gözle sahaya, hem de sonradan grafiklere, diyagramlara bakıldığında net olarak görülen bir şey vardı ki, Barcelona sadece topa çok iyi hükmetmekle kalmıyor, aynı zamanda topu geri kazanma konusunda da Arsenal’e fark atıyordu. İki takım arasındaki temel fark, ön alandaki pres gücüydü. Maçın devamında işler Arsenal adına iyi gitmiş, ama Nou Camp’taki acı son pekala tahmin edilebilmişti. Arsenal bu maçtan bazı dersler aldı, ve bu sezon başkalaştı. Barcelona da devamındaki turda Inter’den öğrendikleriyle bu sezon ortaya çok daha yeni şeyler koyuyor. Her iki takım da artık daha güçlü.

Arsene Wenger bu sezon da büyük transfer yapmadı, ama eldekiler farklı bir harman yarattı. Kale ve savunma tandemi dün olduğu gibi bugün ve yarın da takımın en büyük sorunu olmayı sürdürüyor, ama her ne olursa olsun eksikleri zaman içerisinde idare etmeye, geliştireceklerine inanmaya devam ediyorlar. Yine 4-3-3 oynuyorlar, fakat iki oyuncunun rolü sıradışı. Savunma önünde görünen Alex Song, radikal şekilde önde oynuyor. Ataklara çok sık katılıyor, hücum-savunma geçişlerinde ön alandaki prese dahil oluyor. Bu sebepten Arsenal, Premier League’in en çok kart gören takımı durumunda. Onların sert oynamak bir yana, buna savaş açmış oldukları biliniyor; nitekim bu kartların büyük çoğunluğu orta saha oyuncularının sürekli atak oyunu sonucu oluşan boşlukları rakibin kullanmasını engellemek adına yapılan taktik fauller. Ayrıca geçmiş sezonlarda olduğu gibi iki kanat bekini de aynı anda hücumlara dahil etmiyorlar, hele ki hedef maçlarda bu görüntü daha da netleşiyor. Fabregas sezonun geri kalanında ortalama bir performans gösterdi, ama Samir Nasri muhteşem oyunuyla onun açığını kapattı. Orta üçlüde, Fabregas’ın yerinde, sol kanatta ya da sağ kanatta oynuyor ve farketmeksizin gol atıyor, asist yapıyor. İhtiyaç olan her anda sorumluluk alıyor. Bu eşleşmede Arsenal’in kesinlikle en büyük kozu olacak.

Barcelona da Pep Guardiola’nın yol göstericiliğinde bu sezon başka bir takım oldu. Zaman zaman üçlü savunma ve varyantlarını denediler. Genele bakıldığında ise tıpkı Arsenal gibi, hatta daha belirgin şekilde toplu oyunca savunmayı üçlüyorlar. Sol bek Abidal ya da savunma önünde modern santra-haf gibi oynayan Busquets bu işi yapıyor, takım bu sayede geride daha sağlam duruyor. Kontra ataklarda bir ekstra oyuncu bulunması, Barça’yı daha efektif bir takım haline getirdi. Hücum hattında ise Messi merkeze geçti, sürekli geri gelip top alarak oynuyor. (Sahte 9 numara) Kenarlarda ise bu sezon golcü nitelikli adamlar var. Messi’nin onlara göbekten atacağı paslar ana hücum silahı oldu. Aynı zamanda Messi’nin orta sahaya yaklaştığı anlarda sürekli rakipten bir kişi fazla oluyorlar, zira rakibin çift stoperinin bu anda eşleşeceği herhangi bir oyuncu olmuyor. Bu atıl eşleşmeler çok iyi değerlendirip rakiplerini çaresiz bırakıyorlar. Oyunu nispeten daha dar alanda oynuyorlar, ama gole ulaşma yolları artık daha çeşitli. Daha az maceracı ve daha efektifler.

Geçen sezondan ders alarak değişen, kendisini güncelleyen ve güçlenen iki takımın eşleşmesinin vaadi yine sınırsız. Aynı oyunu oynamaya çalışan iki taraftan Arsenal’in mutlaka daha iyi pres yapması gerekiyor, zira onların da kendi oyunlarını oynamaktan başka şansı yok. Barcelona ise çok ama çok güçlü. Karşılarında bu sezon daha önce karşılaşmadıkları bir oyun görmedikleri takdirde tura şimdiden yakınlar.

Arsenal Muhtemel 11: Szczesny; Eboue, Koscielny, Djourou, Clichy; Song, Wilshere; Walcott, Fabregas, Arshavin; Van Persie

Barcelona Muhtemel 11: Valdes; Dani Alves, Pique, Abidal, Maxwell; Xavi, Busquets, Iniesta; Villa, Messi, Pedro

FourFourTwo

15 Şubat 2011 Salı

Adım Adım Zirveye


4 hafta önce Fenerbahçe ile Trabzonspor arasında 9 puan fark vardı.Ve herkes bu puan farkı nasıl kapanır,Trabzonspor buna izin verir mi,yoksa Fenerbahçe havlu mu atar diye düşüncelere kapılmıştı.Aradan 4 hafta geçti ve şimdi Fenerbahçe ile Trabzonspor arasındaki puan farkı sadece 2.

Peki ne oldu bu 4 haftada? Fenerbahçe oynadığı 4 maçı da kazandı,8 gol attı 1 gol yedi ve 12 puan topladı.Trabzonspor ise oynadığı 4 maçta 1 galibiyet,2 beraberlik,1 mağlubiyet aldı,4 gol attı 5 gol yedi ve 5 puan topladı.Bursaspor'a gelince,onlarda 2 galibiyet,2 beraberlik alıp 8 puan topladılar.

Sezona çok kötü başladık,ard arda şoklar yaşadık,önce Şampiyonlar Ligi sonrasında da UEFA'dan elendik.Puan tablosunda gerilere düştük,Türkiye Kupası'ndan elendik.Ama şimdi zirveye adım adım yürüyoruz,gümbür gümbür geliyoruz.

Teşekkürler Fenerbahçe,Teşekkürler 12 numara,Teşekkürler Aykut Kocaman..

14 Şubat 2011 Pazartesi

Haftaiçi Futbol Programı




15 Şubat Salı
19.00 Aris - Manchester City @ EURO FUTBOL
21.45 Milan - Tottenham @ EURO FUTBOL


16 Şubat Çarşamba
19.30 Fiorentina - İnter @ Tv8 / Spormax
21.45 Roma - Shaktar Donetsk @ EURO FUTBOL
21.45 Arsenal - Barcelona @ STAR TV


17 Şubat Perşembe
20.00 Beşiktaş - Dinamo Kiev @ STAR TV
20.00 Napoli - Villareal @ EURO FUTBOL
22.05 Sparta Prag - Liverpool @ EURO FUTBOL
22.05 Sevilla - Porto @ STAR TV

13 Şubat 2011 Pazar

Tottenham'ın Stadyum Projesi



Haringey Belediyesi Tottenham spor kulübünün yeni stadyum projesine onay verdi. Northumberland Yatırım Projesi kapsamında Tottenham kulübünün mevcut stadyumunun kapasitesi 56,250 kişiye yükseltilecek. £400 milyon bütçeli proje ile stadyumun yanısıra 56’sı tek odalı, 49’u üç ve 39’u dört odalı  dairede inşa edilecek.
150 odalık bir otel, 24 saat açık süpermarket, buz pisti ve restoran gibi küçük işletmelerinde inşa edileceği projenin . yaklaşık 2 yılda tamamlanmasını bekleniyor. Tottenham futbol takımı 2012–13 sezonunda yeni stadyumda oynamayı hedefliyor.
 Haringey Belediye Lideri Claire Kober projenin Haringey ekonomisine büyük bir canlılık getireceğini belirterek çok sayıda kişiye istihdam alanı sağlanacağını da vurguladı. Kararın onaylanması için English Heritage, Büyükşehir Belediyesi ve  ilgili bakanlığa yollandığını belirten belediye lideri,  projenin tamamlanması halinde 500’den fazla kişiye iş olanağı yaratılacağını kaydetti.
Haringey ekonomisini canlandırıyor
Tottenham Futbol kulübü özellikle Tottenham’da bulunan çok sayıda küçük ölçekli işletme için önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor. 128 yıllık kulübün 22 binin üzerinde sezonluk biletine sahip taraftarı bulunurken maçlarının oynandığı White Hart Lane stadyumunun kapasitesi 36 binden 56 bine yükseltilecek.
Sosyal olarakta bölgeye katkısı bulunan kulübün bünyesine oluşturulan Tottenham Hotspur Foundation vakfı yılda 70 ayrı programla başta çocuklar ve gençler olmak üzere bölge sakinlerine yönelik aktiviteler düzenliyor. Kulübün sadece futbol eğitimlerinden yılda ortalama 6,000 çocuk yararlanıyor.



Günün Tahminleri



362 - 22:00 Espanyol - Real Madrid

Zirve yarışından kopmak istemeyen Real Madrid, ligin formda ekiplerinden Espanyol ile karşılaşacak. Real için tam anlamıyla tamam mı devam mı maçı.Dünkü Barcelona maçının sonucuyla birlikte daha da önem kazanan bir maç.

Tahmin: 2 - 1.25

303 - 13:30 Palermo - Fiorentina

Sezonu hayal kırıklıklarından biri olan Fiorentina, Palermo’yla karşılaşacak. Serie A’da deplasman galibiyeti olmayan iki takımdan birisi Fiorentina.Palermo ise ligin güçlü ekiplerinden. Seyir zevki yüksek maçlar çıkarıyorlar. Palermo bu maçta fazla zorlanmaz.

Tahmin: 1 - 1.60

320 - 16:00 Brescia - Lazio

Bari karşısında aldıkları galibiyetle nefes alan Brescia, ligin başarılı ekiplerinden Lazio’yla karşılaşacak. Chievo beraberliğiyle önemli bir fırsatı tepen Lazio, benzer bir sıkıntıyı Brescia karşısında yaşamak istemiyor. Kadro kalitesi anlamında iki takım arasında büyük fark var. Lazio bu maçın favorisi.

Tahmin:  2 - 2.10

359 - 21:45 Juventus - Inter

Leonardo’yla beraber harika bir çıkış yakalayan ve zirve yarışına ortak olan Inter, aldığı kötü sonuçlarla hayal kırıklığı yaratan Juventus’a konuk olacak. Serie A’da haftanın maçı. Inter her transferle daha da güçlenirken, Juventus bir türlü toparlanamadı. Juve’nin son dönemdeki kötü formu, konuk Inter’i galibiyete daha yakın taraf kılıyor.

Tahmin: 2 - 2.10


361 - 22:00 Lille - Toulouse

Lille bu sene şampiyonluğa koşuyor ve iç saha maçlarını kazanmak zorunda.Konuk ekip Toulouse ise son 3 deplasman maçını da kazanamadı.

Tahmin:1 - 1.30

12 Şubat 2011 Cumartesi

Manchester Derbisi'nin Galibi United


Premier Lig'de haftanın en önemli mücadelesinde Manchester United, Manchester City'yi ağırladı. City, tam üç yıldır kazanamadığı Old Trafford'da galip gelerek puan farkını iki indirmek istiyordu. Ancak büyük çekişmeye sahne olan karşılaşmada gülen taraf Kırmızı Şeytanlar oldu.


Nani yine sol ayakla attı

Beklendiği üzere son derece güzel bir atmosferde başlayan maçın ilk dakikalarında yine beklendiği üzere Carlos Tevez eski takımının taraftarları tarafından yuhalandı. Düşük tempoda geçen ilk yarıda gol son dakikalarda geldi. Van Der Sar'ın uzun pasını Rooney indirdi, top Giggs'te kaldı, Galli efsane topu Nani'nin koşu yoluna müthiş bir pasla gönderdi; topu çok iyi kontrol eden Portekizli futbolcu Zabaleta'dan kurtuldu ve topu sağ köşeden sol ayağıyla ağlarla buluşturdu: 1-0. İlk yarı bu skorla bitti. 


Rooney'den inanılmaz gol

İkinci yarının başlarında City bir değişiklik yaptı. 51. dakikada Wright-Phillips Kolarov'un yerine oyuna girdi. 60. dakikada Roberto Mancini Milner'ın yerine Dzeko'yu oyuna aldı. Boşnak forvet oyuncusu 65. dakikada oyuna neden girdiğini gösterdi. Dzeko'nun ceza sahası içinde yere düşerken attığı şutu Silva'nın sırtına çarpıp ağlarla buluştu ve Manchester City deplasmanda durumu eşitledi: 1-1. 67. dakikada Alex Ferguson oyundan Anderson'u çıkarıp yerine Berbatov'u aldı. Kırmızı Şeytanlar 77. dakikada yeniden öne geçti. Wayne Rooney Nani'nin ortasında topu röveşatayla ağlara gönderdi ve bizlere muhteşem bir gol izletti: 2-1. Maç bu skorla bitti.

Böylece lider Manchester United 57 puana yükselirken, üçüncü sıradaki Manchester City 49 puanda kaldı.


Wayne Rooney'in kendi deyimiyle "kariyerinde attığı en güzel gol ;


Manchester'da Zirve Kapışması



Premier Lig'de yaşanan şampiyonluk yarışını yakından ilgilendiren maçta 14:45'te Manchester United, ezeli rakibi Manchester City'yi ağırlayacak.

Yenilmezlik gitti!

Ligde 29 maçtır bileği bükülmeyen Manchester United, geçtiğimiz hafta Wolverhampton karşısında aldığı 2-1'lik yenilgisyle unvanını kaybetti. Bu sonuç deneyimli menajer Sir Alex Ferguson'a göre bir avantaj. Zira böylelikle Kırmızı Şeytanlar'ın üzerindeki rekoru koruma baskısı ortadan kalkacak ve tamamen şampiyonluk yarışına odaklanabilecekler. Manchester United, yarın sahadan üç puanla ayrılması halinde ezeli rakibiyle arasındaki puan farkını sekize yükselterek büyük avantaj elde edecek.

Kırmızı Şeytanlar'da sakat oyuncuların sayısı can sıkıcı düzeyde. Zira savunmanın önemli ismi Rio Ferdinand baldırındaki sorun nedeniyle forma giyemeyecek. Orta sahanın başarılı 
ismi Darren Fletcher'ın da bileğinden yaşadığı sakatlık yüzünden forma giymesi zor görünüyor.

Manchester United Muhtemel 11 Van der Vaart, Rafael, Smalling, Vidic, Evra, Nani, Carric, Scholes, Park, Rooney, Berbatov

Zirveye tutunma adına

1974 yılından bu yana Old Trafford'da Manchester United'ı sadece bir kez yenebilen City'de bu maçı önemli yapan esas faktör zirveye tutunma isteği. Mavi-beyazlılar alacakları bir galibiyetle farkı ikiye indirecekler. City'nin geçtiğimiz hafta aldığı West Bromwich galibiyeti oyuncuların morallerini yükseltti.

Takımın önemli isimlerinin yaşadığı sakatlıklar ise endişe verici. Nigel de Jong, bileğindeki sorun nedeniyle oynayamayacak. Balotelli ve Micah Richards'ın da forma giymesi beklenmiyor. Adam Johnson ise uzun süreli sakatlığından kurtulabilmiş değil.

Manchester City Muhtemel 11 : Hart, Boateng, Kolo Toure, Kompany, Kolarov, Milner, Yaya Toure, Barry, Silva, Tevez, Dzeko.